19 .YÜZYIL İLK YARISI

Burdur'a Medhiye


Ey gönül ;zevk u sefası şanı vardır Burdur’un
Alimi, fazılı ,müderrishanı vardır Burdur’un .
Mülkü Osmani de yok derim  anın  yoldaşı,
Söylenir dillerde ünü sanı vardır Burdur’un.
Nehr ile elvan olmuş etrafı  ayanan,
Ortasında daima  seyalanı vardır Burdur’un.
Çün zenanı eylemiş  bağı canandan firar.
İçlerinde  huri  gılmanı  vardır   Burdur’un.
İhtilat   itmez çoğu, haktan oluptur münzevi.
Fakrine sabreyleyen  çok canı vardır Burdur’un.
Ağniyası heran  aşkın kesreti emlak ile ,
Hanedan.  eşrafı beği , sultanı vardır Burdur’un.
Okunur ;ayet ,hadis, nahv , mantık cümlesi,
Binden artık talibi, irfanı vardır Burdur’un

Elmalılı Armutzade Bekir Efendi

Bu şiir; Konya Yazma Eserler kütüphanesinde bulunan BYEK D NO 6864 Et-Tahkikiye fi'n-Nakzi't-Tahkik adlı eserin 204 sayfasında yer almaktadır.İlk defa gün yüzüne çıkardığımız şiir katoloğa her ne kadar 1875 tarihinde yazıldığı kaydediliyorsa da içinde geçen" Muhaddishanı vardır Burdur'un" beyiti şiirin 1840lı yıllarda yazıldığı kanaatini uyandırmaktadır.Çünkü sözü edilen Muhaddishan sitemizin "Burdur Ünlüleri bölümünde tanıttığımız büyük alim Halil Burduri'dir H.Burduri 1852 de vefat ettiğine göre şiir bu tarihten önce yazılmıştır.Diğer yandan şiirin Elmalılı Armutzade Bekir Efendi'nin risalesinde yer alması dolayısıyla onun yazdığı düşüncesi pek doğru olmasada şimdilik bu şekilde tanımlanması doğru gibi gözüküyor.Bekir Efendi'nin ilim tahsili için Burdur'a geldiği ve Burdur'un ünlü alimlerinden Kalkanzade Ahmet Efendi'nin talebesi olduğu bazı kayıtlardan anlaşılmaktadır.Aynı zaman da Kalkanzade'nin risalelerinden örnekleri kendi mecmuasına aktardığı bilgisi yine söz konusu kayıtlarda görülmektedir.

Şiir Kalkanzade'nin de olabilir.Şiirde görüleceği üzere Burdur'da bini aşkın talibin bulunması yani ilim tahsil eden öğrencinin bulunması zamanında Burdur'un eğitimde sahip olduğu şöhrete uygundur.

 

 

BURDURLA İLGİLİ OLARAK

16.YÜZYIL DAN BİR TARİH DÜŞÜRME

Burdur Mevlevihanesinin Hicri 1001 yılında açılışı üzerine Burdurlu bir şair olan ne yazık ki başka şiirlerini henüz bilmediğimiz veya asla bilemeyeceğimiz Mehmet Uzuni adında bir şair tarafından tarih düşürülmüştür.Kıtanın sonunda "Serir Behişt"sözleri 1001 tarihine yani 1592 yılına tekabül etmektedir.İlk defa tarafımızdan yayınlanan şiir Konya Yazma Eserler Kütüphanesinde 2579 numarayla kayıtlı "Mecmuai Fevait'te yer almaktadır .mecmuada sayfa nosu yoktur. Şiir kıt'asının başına şu açıklamanın yazıldığı görülmektedir.

Tarihi ez kazai mevlevihane der kazaii Burdur es kasabatı Livayı Hamit merhum Mehmet Uzuni Efendi zabt der kasabi mezburen gafere.... (Okunamadı) rahimallahi aleyna rahmete .... ez hayrat Muslu Efendi ez şehri ....batarihi yaz.

Hamit Livası kasabalarından Burdur Kazasında mezbur kasabadan Muslu Efendinin hayratı olan mevlevihane için mehmet Uzuni Efendi tarafından şu tarih düşürülmüştür (Yazılmıştır) .Allah onlardan razı olsun

Berekallah hoş oldu bu cayi dilküşa
Buldu hüsnile cihanda revnakı  karir behişt
Ey Mehmet oldu cennette bu menzili bir makam
Anın için dediler tarihine "Serir Behişt"
.

 

Düşürülen tarihi şu şekilde açıklayabiliriz:

Berekallah  hoş oldu bu yapılan gönül şad edici yer.
Dünya safa cennetine  sahip oldu.
Ey Mehmet  sanki cennette bir menzil bir makam oldu.
Onun için  dediler  tarihine :Serir Behişt(1001)
1592

 

 

 

 

 

 

HAYATİ KUZUCU 20.OCAK .2010

 

 

 

1818 YILINA AİT BİR ŞİİR

SEYRANİ DESTANINDAN BURDUR BÖLÜMÜ

Anda revan olduk aşkı derhine
Mevcurdu gözümden behr-u Nehrine
Temaşa  eyledim  BURDUR  şehrine
Şen olsun varınca ta asumane

Bağ u bahçe  her sahrası güzeldir.
Gönül cümle ağniyası güzeldir.
Vuvuhları , uleması güzeldir,
Biri  birisinden  lal-u  mercane
* *  *
Burdur ehalisi bedrin bikirler,
Ulema-yı amilun sadrin bilurler.
Ehl-i dil arifin kadrin bilurler
Benzettim pür nün Hind-u Kaşane
* » *
Burdur'un Valisi can içre canan,
Takdiri Kudrette tevekkül heman ,
El  Hac  İsmail  Ağa   Arifan ,
Bu canım yoluna gelur kurbane.
*  * *
Mütesellim  Hac  İsmail  Ağa  ,
Bir merd -u kahraman, nüfuzu kimya,
Hazret Mevlana biladı Konya
Şems-i Tebriz  Molla hünkar hane
Bir de hakimi var latif-u mümtaz,
Hüsnü zarafette dil naz-u niyaz,
Hüseyin  Efendi ismi latif raz
Elfazı  mekalat dil  kamilane
Seyrani,  alemde  çoktur seyranım ,
Cümlesin hoş etsin şiri yezdanım ,
Bunda tamam  olsun bu dasitanım ,
Bin ikiyüz kırk ikide devrane.

Everekli ünlü Aşık Seyrani ile aynı mahlası taşıyan diğer bir Seyrani daha vardır.Mısır da yaşayan ve ömrünün bir bölümünü Isparta'ya yerleşerek sürdüren ve burada ölen Seyrani .Şiirimiz bu Seyrani'ye aittir.Burdur ve çevresine yaptığı bir geziyi destan tarzında yazmıştır.Yukarda bir bölümünü aldığımız şair 19.yüzyılın halk şairlerinden isim bırakmış bir kişiliktir.Şiirin Hicri 1242 yani miladi 1818 yılına yazıldığını son mısradan anlıyoruz.Destanda geçen Mütesellim sözcüğü o tarihlerde Burdur'un mütesellim tarafından idare edildiğini gösteriyor.Tarihi belgelerde bunu doğrulamaktadır.